Dün Türk yargısı Mutlak Butlan kararı verdi. CHP’nin yaptığı son kurultay seçimini yok saydı. CHP’nin 2023 yılından bugüne kadar attığı tüm adımlar yok sayıldı. Bu süre zarfı içinde CHP’nin yönetimi değişti, yeni kadrolar kuruldu, yerel seçimlere gidildi, CHP Türkiye’nin en çok oy alan siyasi partisi oldu.
Türkiye öyle bir yer haline geldi ki, “böyle bir şey olabilir mi?” sorusunu sormak bile anlamsız. Bu coğrafya insanları garip bir felsefi olgunluğa ulaştırıyor. Yaşanan olaylara anlam aramak abzürdlüğünü içselleştirmemize yardım ediyor.
Anlam arayışını bir kenarı bırakıp harekete geçenler hayatta daha mutlu adımlar atıyorlar. Gözünü karartıp yarını düşünmeyenler, arzularını hemen şimdi dindirmek isteyenler sezgisel içgüdülerle aksiyon alıyorlar. İstediklerine de ulaşıyorlar…
Yaşananlara anlam arayanlar ise bu sırada şaşkınlıklarını üzerlerinden atmaya çalışıyorlar. Anlam arama çabası, adaptasyon sorununu doğuruyor. Hatta anlam arayışı git gide derinleşen bir kuyuya dönüşüyor. Her geçen gün daha garip olaylara anlam arar hale geliyor insan. Rastlantısal olayları bile hayatın matematiği olduğu inancıyla birbirine bağlamaya çalışır hale bürünüyor insan.
Hayatın bir matematiği yok. Birçok gelişme rastlantısal meydana geliyor. Şu kişiler bu olayları dizayn ediyor diye düşündüğümüz olaylar da rastlantısal. Onlar fırsatı görüp herkesten önce harekete geçenler. Günün sonunda fayda sağladıkları için dışarıdan bakınca o kişilerin planları gibi görünüyor. Hayır değil. Onların şaşkınlık süresi çok daha kısa. Bunu güce dönüştürüyorlar.
Mutlak Butlan’a geri dönecek olursak, burada da anlam aramaya gerek yok. Bazı gelişmeler denk geldi ve bazı çılgınlar zar atmayı tercih etti. Dün olacağını bilmiyorlardı, sonunun neler getireceğini bilmiyorlar. Reflekslerine güveniyorlar. (Cahil cesareti dediğimiz şey de bu değil mi?) İnsanlar şaşırmaya devam ederken, fırsatları yine göreceklerine inanıyorlar.
Bu kararda anlam yok. Sadece arzular ve aksiyon var. Anlam arayıp zaman kaybetmek de anlamsız. İnsanların dürtüleri, milyonların hayatlarından çalıyor.
Şimdi ne yapacaksın?
Anlamlandırmaya çalışıyorum bahanesinin arkasına saklanarak hareketsizliğin verdiği konfora mı sığınacaksın? Yoksa şaşkınlığı üzerinden atıp temek hak ve özgürlüklerini mi savunacaksın?